GÜÇLÜ KALEMLERDEN...
SÖZÜN GÜCÜ…
Selam gençler…
Sizleri İntaş Lisesi’nin güçlü kalemleriyle tanıştırmak istiyorum. Edebiyat dersine girdiğim son sınıflarda “deneme” yazma çalışması yaptık. Bu çalışmada gerek konuyu ele alışlarıyla gerekse sağlam cümleleriyle iki yazı beni gerçekten etkiledi. Biri, 12 Mat B sınıfından Yunus Cıbır; diğeri 12 Fen A sınıfından Melisa Günay…
Konumuz Ataol Behramoğlu’nun şu mısralarıydı:
“Bir dağ yoluna tırmanırken,
kuşbakışı görmek için
oturduğun yeri;
Düşünürsün,
insanın da bazen kendini
kuşbakışı görmesi gerektiğini…”
Bu iki güçlü kalemi tebrik ediyorum ve yazı dünyasında isimlerini görmeyi heyecanla bekliyorum. Çünkü geleceğimizin ve ülkemizin; düşünen ve düşündüklerini doğru şekilde anlatabilen, yorum yapabilen gençlere son yıllarda daha da fazla ihtiyacı var. İşte bu yüzden İntaş Lisesi’nin gençlerini “Sözün Gücü” sayfasına bekliyoruz…
Duygu ve düşüncelerinizi “sözün gücü”yle paylaşın…
Ülkü Sayar
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
YOL BOYUNCA
Ataol Behramoğlu “Bir Dağ Yoluna Tırmanırken” adlı şiirinde “kuşbakışı görmek için oturduğun yeri” derken anlattığı şey; tanıdığı insanlar ve başka hayatlardır. Diğerlerini irdelemeden önce insanın kendisine özeleştiri yapması gerektiğinden bahsediyor.
Gün içinde sahip olduklarımız, bizi meşgul edenler, bazen gerçek olan bizi görmemize engel olabiliyor. O kadar çok inanıyoruz ki her şeyi kendi adımıza doğru yaptığımıza ve eğer bir yerlerde terslikler dönüyorsa bunun bizden bağımsız gerçekleşiyor olduğuna… Tırmandığımız dağ yollarında amaç hep terslikleri –bizim dahil olmadığımız terslikleri (!)- düzeltmeye çalışarak geçiyor. Arada ayağımıza takılan taşlar da biraz olsun nefes alıp bizi bizimle bırakmaya yardımcı olabiliyor. Bence o taşları beklememeli insan. Emin olduğundan bile tereddüt edebilmeli. Tartışmalarda hep biz haklıyızdır. Yağmurda ıslanırız fakat suçlu olan, şemsiyesiz çıkan biz değil de habersiz yağan yağmurdur. Anahtarsız çıktığımız için kapıda kalırız. Fakat suçlu olan, onu almayı unutan biz değil de kendi kendine açılmayı beceremeyen kapıdır.
Kısacası, her şeyin yanlış olduğuna, doğru olanın da bir yerlerde bizi beklediğine inanmak anlamsız. Herkesin kendi gerçeklerinin olduğu bir hayatı hayal etmesi güzel fakat ne yazık ki imkânı yok. Çünkü beklenilenler bizi beklemiyor. Biraz gerçekçi olmalı ve kendi yüzüne dönmeli insan. Düzeltilmeyi bekleyen ya da unuttuğumuz ama onu tekrar hatırlamamızı isteyen duygularımız, doğrularımız belki de büyük ölçüde yanlışlarımız olduğuna eminim. Bana kalırsa asıl “yaşamak” denilen şey bundan sonra başlıyor…
Melisa Günay
12 Fen A
YÜZLEŞME
Yoldan geçerken gözünüze ilişen aynalar vardır,görüntüzün bir görünüp bir
kaybolduğu ve ya asansöre bindiğinizde üstünüzü başınızı düzeltmek için baktıklarınız...
Evden çıkmadan kendinize bir göz attığınız veya lavaboda yüzünüzü iyice yakınlaştırdığınız..
Ama bu sefer aynanın arkası değil anlatmak istediğim içerik; aynanın önü,bir bakıma esas
yönü. Ve aynanın karşısına geçtiğinizde yüzyüze geldiğiniz kişi. Yani sizin yüzleşmeniz...
Sürekli kaçındığınız, kimi zamansa yok saydığınız duygularınızın, bastırdığınız özlemlerinizin
itirafı bir nevi...
Dünyanın size bir gün bir kral gibi davranmasını istediğinizde, sadece bir
aynanın karşısına gidip, kendinize bakın. Ve o yüzün size ne dediğini görün.Ne babanız , ne
anneniz, ne de eşiniz, o anda üzerinizde etkisi olacak olanı,söyledikleriyle hayatınızı etkileyen aynada size bakmakta olan kişidir yalnızca..
Hayatta en önemli şey kendiniz adına yaptığınız mücadeleyi kazanmaktır. Bu
mücadele ne olursa olsun yenilmemektir. Zorluklara,önüne çıkan tüm olumsuzluklara rağmen
pes etmemektir. Hoş tutmanız gereken kişi kendinizsiniz,boş verin gerisini ; çünkü yolun
sonuna kadar kendinizle gideceksiniz. Siz siz olarak kalacaksınız ve vicdanınız sizden kopup
gitmeyecek yaşantınızın her döneminde... Eğer aynadaki yüz dostunuzsa,geçtiniz demektir
en zor sınavınızı şartlar ne olursa olsun kaldırabilirsiniz tüm dünyayı ve geçerken
yanlarından herkes sizi tebrik edebilir.Fakat yolun sonundaki hediyeniz,kırık bi kalp ve
gözyaşları olacaktır eğer aynadaki yüzü aldattıysanız. Eğer kırdıysanız birilerinin kalbini,
kırdıysanız o zaman er geç bir gün baktığınız yüz size gururdan çok utanç verecektir.Ve
siz sadece kendinizle kalacağınız noktada durup yine sadece size bakacaksınız tüm
çıplaklığınızla...
YUNUS CIBIR 24.02.2010
12 M/B